• Reklam, işbirliği ya da önerileriniz için [email protected] adresine email atabilirsiniz.

Koku Alamama Sorunu

Katılım
1 May 2019
Mesajlar
281
Beğeni Sayısı
310
Konum
adana
Arkadaşlar günlerdir boğazım ağrıyordu. Augmentin içtim. Kafama göre tabi. 2-3 gün sonra azaldı ağrı. İyi geçiyor filan derken. Bu sefer de bu iş çıktı başıma. Hiç bir şeyin kokusunu alamıyorum. Yediğim yemeği anlamıyorum bile. Doktora gitmedim daha. Burdan yardımcı olabilecek var mı bana ?
 

Trapper

Tanınmış Üye
Efsane Üye
BF ÜYE
Katılım
12 Mar 2019
Mesajlar
1,376
Beğeni Sayısı
2,714
Arkadaşlar günlerdir boğazım ağrıyordu. Augmentin içtim. Kafama göre tabi. 2-3 gün sonra azaldı ağrı. İyi geçiyor filan derken. Bu sefer de bu iş çıktı başıma. Hiç bir şeyin kokusunu alamıyorum. Yediğim yemeği anlamıyorum bile. Doktora gitmedim daha. Burdan yardımcı olabilecek var mı bana ?
Sadece koku mu,tat almada sorun var mi ?

Ofiste bi abim bir kac yil once agir bir grip sonrasi tat alma duyusunu kaybetti,hicbir doktor cozemedi valla,oluyormus agir grip sonrasi enderde olsa.yedigi her yemekten ayni tadi aliyordu,metal gibi bir tat diyordu.kendiliginde duzeldi sonra

Cok gecmis olsun
 
Katılım
11 Mar 2019
Mesajlar
864
Beğeni Sayısı
1,000
yaklasık 15 senedır koku alamıyorum:)sigaranında çok etkisi var ama agumentin in etkisi varmıdır bilmiyorum bu ilaç iltihap kurutucu galiba
 
Katılım
1 May 2019
Mesajlar
281
Beğeni Sayısı
310
Konum
adana
Sadece koku mu,tat almada sorun var mi ?

Ofiste bi abim bir kac yil once agir bir grip sonrasi tat alma duyusunu kaybetti,hicbir doktor cozemedi valla,oluyormus agir grip sonrasi enderde olsa.yedigi her yemekten ayni tadi aliyordu,metal gibi bir tat diyordu.kendiliginde duzeldi sonra

Cok gecmis olsun
dün tad da alamadım. benim de grip ağır idi. günlerce boğazım ağrıdı şimdi çok hafifledi ağrı ama koku ve tad gitti. internette baktım biraz da kendiliğinden ancak düzelme oluyormuş. insan önce bir panik oluyor.
 
Katılım
1 May 2019
Mesajlar
281
Beğeni Sayısı
310
Konum
adana
İnsanları güldüren hastalık

Bundan sonraki yaşamımın yavanlığını düşündükçe umutsuzluğum daha da artıyordu. Geceleri gözüme uyku girmiyordu. Günde üç öğün yemek her zamanki görkemiyle önüme konuyordu, ama ben yemek yemekten bile kaçınır olmuştum. Birlikte iki tek atıp hoşbeş ettiğimiz dostlarımın çağrılarını da geri çeviriyordum. Çoğu kişi bu tavrıma anlam veremiyordu. Oysa, benim durumum Kraliyet Filarmoni Orkestrası’nın dinletisine davet edilen sağır bir insanınkinden hiç de farklı değildi. Bir de işin şu yönü vardı: Görünüşe bakılırsa, anozmi, sıkıntıları hasta tarafından dile getirildiğinde insanları gülmekten kırıp geçiren tek hastalıktı.

Çözümlerin tümden tükendiği duygusuna kapıldığım bir sırada, internette anozmiyle ilgili bir forumda Washington Tat ve Koku Kliniği’nin başkanı, bilişsel sinirbilim uzmanı Robert Henkin’in bu hastalığa çözüm getirdiğini öğrendim. Henkin, 1959’dan beri tat ve koku alma bozukluklarını araştırmaktaydı.

Bir umut var

KBB uzmanlarım paramı ve zamanımı boşuna harcayacağım görüşündeydiler. Ama Henkins son umudum olduğundan, virüsün ortaya çıkışından 11 ay sonra muayenehanesinin yolunu tuttum. Onunla görüştükten iki gün sonra bakış açım tümden değişti. Henkin, viral anozminin koku epitelyumu hücrelerinin virüsler tarafından yok edilmesi sonucunda ortaya çıktığı görüşüne kuşkuyla yaklaşıyordu.

Bu hücreler sürekli olarak koku epitelyumunun tam üstündeki kök hücrelerden üretildiğine göre, ölen hücrelerin yerini 30 günde yenilerinin alması gerekirdi. O halde, neden tüm hastalar kendiliğinden iyileşemiyordu?

Bu çelişkiden yola çıkan Henkin, olaya farklı bir açıklama bulmaya çalıştı. Epitelyumla etkileşim içinde olan yapıları incelerken, burun mukozasını örten seruma benzer bezler ilgisini çekti. Bu bezler koku epitelyumunu nemli tutan mukozayı üretiyor, enzim ve büyüme faktörü gibi maddeleri de içeriyordu.

Olumlu sonuçlar

1970’lerde Henkin burun mukozasındaki büyüme faktörlerini araştırmaya başladı. Özellikle de, sinir hücreleri üzerinde büyüme faktörü gibi etki yarattığı bilinen, çevrimsel adenosin monofosfat (cAMP) adlı küçük bir molekül üzerine odaklandı.

Burun mukozasındaki cAMP düzeylerini ölçen Henkin kafa karıştırıcı sonuçlarla karşılaştı. Koku alma duyusunu kısmen yitiren (hipozmik) hastalarda cAMP düzeyi normalin altındayken, benim gibi tümden yitirmiş hastalarda iyiden iyiye düşük bir düzeydeydi. Aradaki bağlantı oldukça çarpıcıydı. Henkin aradığı büyüme faktörünü sonunda bulduğunu düşündü.

Bir sonraki aşama elde edilen bulguların bir sağaltım yöntemine dönüştürülmesiydi. Astım sağaltımında kullanılan ve solunum yollarını açan theophylline adlı mevcut bir ilacın buna uygun olabileceğini düşündü. Çünkü, ilacın cAMP’ı ayrıştıran fosfodiesterase adlı bir enzimi engellemek gibi bir başka etkisi de vardı. 1977’de öteki çözümlere tepki vermeyen birkaç anozmi hastasına theophylline vermeye başlayan Henkin, birkaç hafta içinde olumlu sonuçlar da almaya başladı.

Kahve kokusunu alabilmek

Henkin’in theophylline tedavisiyle ilgili yalnızca küçük çaplı bir klinik araştırması yayımlanmıştı. Araştırma kapsamındaki dört hastadan üçünün ifadesi epey bir iyileşme olduğu yönündeydi.

Henkin tedavi öncesi ve sonrasında hastalarını beyin taramasından geçirmiş, uygulama öncesi hastaların beyin etkinliğinin normal koku alabilen denetim grubuna kıyasla daha düşük, sonrasında ise bir hayli yüksek seyrettiğine tanık olmuştu.

Bu durumda tedaviye başlamalı mıydım? Yaşamımın sonuna dek anozmik kalmayı göze alamazdım. O halde, başka bir seçeneğim de yok demekti.

Önceleri çok az bir gelişme sağlandı. Ancak dört ay içinde koku alma belirtileri ortaya çıktı. Bir sabah iş yerimdeyken burnuma gelen kahvenin kokusuyla birlikte yıllardır hasret kaldığım bir duyguya yeniden kavuşmuştum. İçim içime sığmıyordu.

Henüz hafta bitmeden parfümün, caddelerdeki katranın ve pizzacıdan buram buram yükselen otların kokusunu almaya başlamıştım. Tümden iyileşmem 18 ay daha aldı. Ancak, eskisi gibi olacağımı bilmek bile yaşama bağlanmam için yeterli bir nedendi.
 
Son düzenleme:
Katılım
1 May 2019
Mesajlar
281
Beğeni Sayısı
310
Konum
adana
bu yazı hürriyet de 2006 yılında çıkmış o yıldan bu yana tıp hiçbir gelişme kaydedememiş bu hastalık da.. çok ilginç.
 

Sosyal Medya Hesaplarımız

Twitter

Forum istatistikleri

Konular
9,140
Mesajlar
512,768
Kullanıcılar
5,686
Son üye
Buhar1
Üst
7